gidiyorum elveda şarkısı #I.

9 May

Farazi & Kayra – Tutmayan Kuponlarım Var

“Dümenci Herif. Öleceksin diye korkudan ödün patlıyor.”

Buz gibi bi Mayıs sabahına uyanmak güzel. Balkona sigara içmeye çıktığında dağları tepeleri delip beyninin içine nüfuz eden güneş ışığından ne kadar çok kaçarsak o kadar iyi. Uyanmak derken de lafın gelişi söyledim. En son bir sabaha uyandığımda birkaç saat boyunca gece uykusunun neden bu kadar zevksiz olduğunu sorgulayıp sigara içmeyi unutmuştum. Çıkacak bir balkon da yoktu. Kadın memesine balkon denen bi ülkede yaşıyoruz çünkü, çok düşünmemek lazım böyle şeyleri. Ben de düşünmeyi bıraktığıma çok önceleri inandırmıştım kendimi. Ama buz gibi bi Mayıs sabahı ellerin titreyerek sigara içince mutlu olabiliyor, mutlu olduğun kadar sanki yeni uyanmış da güne keyifle başlıyor gibi numara yapabiliyorsun. Düşünmek o kadar kötü değil böyle zamanlarda. Sadece çok şekilli gibi insanların izlediği çok şekilli gibi bi filmde adam “A few times in my life I’ve had moments of absolute clarity. When for a few brief seconds… the silence drowns out the noise …and I can feel rather than think”  diyordu. İşte tam da böyle bir his. Demek isterdim ama değil. Sadece ne kadar şekilli filmler izlediğimi belirtmek için kullandım bu alıntıyı. Çeşitli üniversitelerden öğrendiğim tek şey ne yazarsan yaz alıntı yaparsan yazdığının bir ske benzeme ihtimalinin artacağıdır. O ihtimalin peşindeyim.

Ben buz gibi bi Mayıs sabahında yatmaya hazırlanırken Onurt uyandı. Hazırlanıp işe gitti. Bazı insanların işleri var. Benim yok çünkü birkaç önemsiz belge eksik hayatımda. En son başvurup alınmadığım işyerine “zenci olduğum için böyle yapıyorsunuz” diye mektup yazacaktım ama CV’imdeki sakallı fotoğrafın bi problem olacağı aklıma geldi, vazgeçtim. Onurt evden çıkmadan “maç noldu la” diye sordu. “Yenildik amına koyim” dedim. Skinde olmamasına rağmen benden çok üzülmüş göründü. Ya da buz gibi bi Mayıs sabahına uyanıp işe gitmesi gereken her insan gibi kendine üzülüyordu da araya benim maç yorumum denk geldi. Bilemiyorum. Çıkmadan “bişey yesene la, ağzın kokmasın” dedim. Onurt’a geldiğim günden beri bi ev kadınına dönüşüyor olduğumu fark ettim. Güzel iş aslında. “Bişi olmaz ya, orda yerim” dedi. Baktım, bira kokusu da kalmamış zaten. Çabuk uyumak için bi sürü bira içip yatmıştı. Hayat böyle enteresan işte, insanlar sabah uyanabilmek için bira tüketebiliyor. Haftasonu keyif için içmiştik ama. Yıldırım Bekçi – Umut Akyürek Mazideki Aşk düetinden başlayıp Kanye West – Runaway kısa filminden çıktık. Onurt bi ara Umut Akyürek’e aşık oldu. Ben “balkonları iyiymiş” diyince bi bozuldu. Şaka şaka, ne bozulacak. Sonra bi çılgınlık yapıp Radical Noise – Bazen bile dinledik. “Oha anasını skeyim, şu albüm çıkalı 10 sene olmuş laaaaan” diye geyiği harladım. Onurt “atma lan, 15 sene oldu” dedi. Hep böyle yapıyor zaten, hafızası benden iyi olduğu için verdiğim rakamları beğenmeyip itiraz ediyor ama bu sefer ben haklıydım, “98’de Make A Wish yeni çıkmıştı amına koyim” diyince geri vites yaptı. Bazen dinlememize rağmen çok neşeliydik. Bi süre artık niye içerken duygusala bağlayamadığımız üzerine konuştuk. Şaka şaka konuşmadık, skerler duygusalını. Önceki hafta da Galatasaray Lisesi’nin arkasındaki merdivenlerde içerken dadanan eski hırsız – kundakçı – torbacı abiyle geyiği harlamadan önce aynı konuya temas etmiştik. Düzenli olarak aynı konulara temas edip “skerler ya sktiret” noktasına ulaşmak çok güzel. Zaten normal insanlar caddenin öte tarafında iyi kötü mekanlarda, hiç olmadı insanların olduğu yerlere çöküp takılırken izbe merdivenleri tercih eden adamların ulaşacağı başka nokta yok sanırım. Eski hırsız – kundakçı – torbacı abi “biz haysiyetimiz için yaşıyoruz” diye lafa başladığında geceyi noktalamak gerektiğini de anlamıştık. Bizdeki terbiye kral çocuğunda yok.

Sonra bir şeyler oldu ya da olmadı başladığımız noktalara döndük. Ben bi ara şarkının sözlerinde “yıllar sonra rastladım çocukluk sevgilime” kısmına takıldım. Çocukluk sevgilisine rastlayışının şarkısını yapan adamdan ürktüm biraz. Şarkıda özlediğinin çocukluk sevgilisi mi çocukluk günleri mi olduğunu da anlayamadım güzel kafayla. Yine de ürktüm. Ürkerim ara sıra. Çocukluk sevgililerimi düşündüm. Baktım zerre özlemiyorum, sevindim. Sonra bi ara kafamdan ayılınca yapacaklarımı düşündüm. Bi liste hazırladım içimden. “Dünya bir sahnedir ve biz de oyuncularız (bu nası çeviri amına koyum)” dizelerini sanki koskoca Şekspir depresyondaki liseli gibi “insanlar yalancı rol yapıyollar, herkes maske takıyor : (“ anlamında söylemiş gibi arkadaş ortamında şov yapan insanları tek tek odunla dövmek birinci önceliğim olacaktı. Öyle bile olsa rol yapmanın nesi kötü diye düşündüm. Anamın babamın yanında yoldan geçen kıza bakıp “göt de götmüş ha” mı diyeyim rol yapmayayım da? Dolmuş şoförü tüm para verdim diye kızınca (ki asla tüm para vermem) “senin ecdadını skerim yavşak” mı diyeyim? Nedir lan istediğiniz. Çok kızmıştım. Önceliğim buydu ama listedeki diğer maddeleri unuttum ayılınca. Düşünürken Onurt “Ben bu kalan ıslak hamburgerleri boğuyom, yiyen var mı” dediği için liste zaten yarım kalmıştı. Skerler sktiret.

Şimdi hava biraz düzelip pek soğuk olmayan Mayıs sabahına dönerken bütün bunlar aklımda çünkü Onurt giderken “ben de yatıyom, gelince uyandırırsın” dememin üzerinden saatler geçti. Soğuğu yiyince uykum kaçtı ama Onurt halden anlar, gelince hemen uyandırmaz. Onurt işinde gücünde efendi adam çünkü. Bazı bazı da şarkı söylüyor. Çok yanık sesi var, Nejat Alp çok sever kendisini. Döndüm dolaştım, sigaramı içtim, 2 sene önce bu zamanlar yayınladığı şarkıyı dinlerken buldum kendimi. Birazdan ben uyurken gelecek, simit mimit getirecek, “bu ne biçim Mayıs lahoooov, soğuğa bak amına koyuyum” diye sövecek. Kuponlar tutar ya da tutmaz, simidimizi yiyip neşemize bakacaz. “Şarkılar filmler kitaplar ne güzel lan” derken aklımız neden eskisi kadar hisli insanlar olamadığımıza takılacak. “Hislenip de çocukluk sevgiline şarkı mı yazacan amına koyim” diyecem, geçecek. Belki de yazmıştır ama farkmaz. Tatülüğe devam.

Advertisement

One Response to “gidiyorum elveda şarkısı #I.”

Trackbacks/Pingbacks

  1. eskisi gibi. « Rehearsal Tape - August 13, 2011

    [...] gidiyorum elveda şarkısı #I. Share this:TwitterLike this:LikeBe the first to like this post. [...]

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.