mixtape 2010 / III.

29 Dec


http://www.8tracks.com/fritzfassbender/mixtape-2010-iii

1- Make Do and Mend – Thanks

2- Escapado - Weil Es So Einfach Ist

3- Frontier(s) – Poor Souls

4- Loma Prieta – No Friends

5- The Saddest Landscape – Eternity is Lost on the Dying

6- Comadre – The Sweeter the Juice

7- Alpinist – Neverest

8- Young Livers – Suffering From

mixtape 2010 / II.

28 Dec

http://www.8tracks.com/fritzfassbender/mix-2010-pt-ii

1- Miles Away – Anywhere

2- Terror – Return To Strength

3- More Than Life – Take My Life Away

4- Nails – I Will Not Follow

5- Get the Most – Show Some Spine

6- Early Graves – Harm

7- Kylesa – Tired Climb

8- Ceremony – Sick

mixtape 2010.

27 Dec

Sonunda dayanamayıp 8tracks hesabı açtım ve ilk iş olarak bu yılın en sevdiğim şarkıları üzerine mixler yapmaya başladım. Olabilecek en alakasız şeyleri bir arada dinlediğim için nasıl bi konsept belirleyeceğimde kararsız kaldım ama sonunda “Sage Francis’le Watain aynı mix’de olmasın bari” diyerek kolaycılığa kaçıp farklı tarzları ayırdım. Bu ilk mix’de indie, rap, elektronik sularında gezinen işler var. Eskiden olsa bilinen şeylerden kaçınıp daha obskür ve kuul müzikler koyardım ama hiç kasmadan dayadım fiks şeyleri, adam oluyorum galiba : (.

http://www.8tracks.com/fritzfassbender/mix-2010-pt-i

1- Sea of Bees – Gnome

2- Beach House – 10 Mile Stereo

3- Detachments – Holiday Romance

4- The Pains Of Being Pure At Heart – Lost Saint

5- Gil Scott-Heron – Me And the Devil

6 – Crystal Castles – Pap Smear

7- Arcade Fire – Suburban War

8- Sage Francis – Best of Times

keepers of the faith.

26 Dec

Bu dünyada Scott Vogel diye bi adam var ve senelerce alakasız bir deftere, alakasız bir anda “bu dünya beni öldüremez, yuvarlak orospu çocuğu!” yazdıysam müsebbibi odur. Ergenliğin sonlarıydı (ya da ben öyle sanıyordum, ergenlik biten bir şey mi emin değilim), Buried Alive ve The Death of Your Perfect World albümü Yazıcılardan çok ucuza alınmış boktan discmanimin değişmez elemanlarıydı. Metalde bulamadığım bir sürü şeyin (sahici öfke, “insani” müzisyenlik, gerçek dünya üzerine fikirler, vs.) hardcore’da olduğunu farketmemi sağlayan önemli adamlardan biri oldu Vogel o yüzden. Sonra bir süre “Buried Alive dağılmasaydı keşke : (“ diye dolaşsak da Terror‘ü kurması 2000′lerin en hayırlı icraatlarından biri oldu hardcore için. Buried Alive’a göre daha saf ve steril bi soundla ard arda Lowest of the Low ve One With the Underdogs gibi nefis albümler yayınladılar. One With the Underdogs tek zayıf şarkı içermeyen, bi dolu marşıyla başyapıttır benim için. Terror hep yanlış algılanan bir grup tabii. Sürekli klasik tough-guy hardcore tayfasıyla eş tutulsalar da duruşlarındaki “maholuk” “sizin ağzınızı yüzünüzü kırarım akıllı olun”dan ziyade mağlup olmuş, tutunamamış adamların “skerim böyle dünyayı” haykırışıdır bana göre.

Bu iki muhteşem albümün ardından gelen “Always the Hard Way” biraz zayıf kalmıştı. Çoğu açıdan ilk albüme yakın olsa da Underdogs’ta yakalanan şahane havanın uzağındaydı. Sonra 2008′de yeni bi albüm daha yaptılar, ben Terror şarkılarına benzer bi hayatın ortasında olduğumdan dinleyememiştim. Sonra dinleyebilecek bi duruma geldiğimdiyse o kadar hevesli olmadım nedense. Terror artık geçmişimin bi parçasıydı ve onları yeniden dinlemeye başlarsam o geçmişe yeniden dönecekmişim gibi geliyordu. Bunun nedeni de kötü günlerden kaçış filan değil aksine o iyi ya da kötü zamanları bir daha yaşayamayacak olmanın hüznüydü galiba, o yüzden uzak duruyordum. Neyse ki bu gerizekalıca hislerden bu sene sıyrıldım ve geç de olsa Terror’ün 2010 albümünü dinledim.


All these people mean nothing to me, i pay them no mind” sözleriyle başlayan bi albüm sadece ilk gençlik anılarını canlandırmayıp hala bir şeyler ifade ediyorsa kayıtsız kalamazdım tabii. Hele ikinci şarkıdaki “Where do you turn when you’ve got no place to go?” başlangıcı bu aralar hayatımı ve hislerimi özetliyorsa uzak kalmanın imkanı yok Terror’den. “Keepers..” müzikal olarak ilk iki albüme yakın ve prodüksüyon tonlarını çok sevdiğim OWtU’a çok benziyor. Melodik numarlara sık sık başvurmuşlar ve yoğun da bir thrash etkisi mevcut ama Terror’e ait bütün elementler yine yerli yerinde duruyor. Sözlerde de aynı durum mevcut ama bu sefer enteresan bir şekilde dostluk, kankalık, güçlü kalma eksenininin ötesinde ekstra bir nefret ve öfke var. Yani eskiden “dünya çok boktan bi yer ama sevdiklerim yanımda oldukça ağzına sıçarım ibnenin” deniyorken şimdi “dünya çok boktan, insanlar daha da boktan, arkadaşlarım ailem filan yine beni güçlü kılıyor ama skerim böyle işi” havasına girmişler. Sanırım Vogel da yaşlandıkça sakinleşmek yerine kırılan umutlarını öfke nöbetlerine dönüştürmekle meşgul. İnancını korumaya çalışsa da biraz yılmış gibi.

Terror artık çoğularınca hardcore bile sayılmayan punk köklerinden uzaklaşmış bir grup olarak görülse de “Keepers…”la en iyi yaptığı işi yapmaya devam ediyor. Dünyanın bi sürü şehrinde bi sürü insan kulaklığı takıp kafasında beresiyle Terror şarkılarıyla özdeşlerek hayata tahammül gücünü kendinde bulabiliyorsa o hardcore punk’tır benim için. Gerisi önemsiz.

 

Linkte albüm mevcut; http://totaldeathcore.blogspot.com/2010/08/terror-keepers-of-faith-2010.html

geri döndüler.

24 Dec

[Well I don't wanna sing about freedom anymore.
I wanna see it! I wanna feel it!
I wanna know that it still sits beyond the lies that we've been told
beyond the wars that keep our families from home,
I know that there's a way.
Dear God, let there be a way
to change the path we're on.
..and believe in a better day.]

5 Aralık 2010 Berlin.

4 sene öncesi; Boysetsfire: Güzelleme.

3 sene öncesi:  mart ’97 – haziran ’07.

10.

2 Dec

Yine blogun varlığını uzunca bir zaman unuttuğum bir dönem. Müzik dinlemeyi zul haline getiren tiksindirici yaz, Sorosçu Aslanlar, twitter derken çok da ihtiyaç duymadım buraya bir şeyler karalamaya. Ama bugün dehşetle Aralık’a geldiğimizi farkettim. Bu aya kadar yıl sonu listemizi yapmadığımız nerde görülmüş. Hem her zaman bu tip postlar attıktan sonra bloga yeniden bi sempati duymaya başlayıp kısa süreliğine de olsa düzenli yazmayı beceririm. O yüzden yorum yapmadan en çok dinlediğim 20 + 1 2010 albümünü yazıp detaylarını sonraya bırakayım. Çünkü içlerinde hakkaten iki çift laf etmezsem üzüleceklerim var. Daha önce bahsettiğim albüm ya da gruplara da link verdim. RYM sağolsun, bi kısmını severek bi kısmını da sk gibiymiş diye dinlediğim diğer 2010 işleri de linkte. Rasgele.

- The Saddest Landscape - You Will Not Survive

Xiu XiuDear God, I Hate Myself

- The NationalHigh Violet

ChinawomanShow Me the Face

- Raised By Swans - No Ghostless Place

CeremonyRohnert Park

- Kate Nash My Best Friend Is You

- Crystal CastlesST

- Sage FrancisLi(f)e

- Arcade FireThe Suburbs

Army of the PharaohsThe Unholy Terror

- Make Do and MendEnd Measured Mile

- No AgeEverything In Between

- Kanye WestMy Beautiful Dark Twisted Fantasy

DetachmentsST

- Vinnie PazSeason of the Assassin

- Beach House - Teen Dream

- The Pains of Being Pure At HeartSay No To Love E.p.

- Band of HorsesInfinite Arms

- More Than LifeLove Let Me Go

- Killing the DreamLucky Me (Bunu daha önce verilen şarkılar dışında dinlemedim ama KtD’in albüm çıkardığı bi sene listeme girmemesi mümkün değil nasılsa)

ful tırotıl; http://rateyourmusic.com/list/komazo/10

eciveci.

24 Aug

http://twitter.com/ecivecivocke

hava sıcak, blogda yatışa devam.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.